"Enter"a basıp içeriğe geçin

Doğuştan Avcı Kel Kartal

Kel Kartalların Yaşam Alanları

Kuzey amerika ve (çok yoğun olarak) Alaska’ da bulunmaktadırlar. Geniş su yollarında, büyük ırmakların yer aldığı bölgelerde yaşarlar. beyaz baş tüyleri dört yaşına kadar ortaya çıkmaz. Beş yaşında olgunlaşırlar. Genellikle yalnız yaşarlar ancak üreme sezonunda birlikte yaşamayı tercih ederler. Tek eşli yaşarlar.

Harika akrobasi gösterileri sergilerler, bu gösteri sırasında iki kel kartal pençelerini birbirine bağladıktan sonra serbest bir şekilde düşüşe geçer ve yere çarpmaya çok az kala biri kaybeder ve kazanan dişiyi etkilemiş olur.

Sezon başına bir ile üç arasında yumurtaları olur.

Çeşitli beslenme menüleri vardır, bu menüde en fazla balıklar yer alır ancak ufak memelilerle de beslenmektedirler.

sayıları DDT (böcek zehiri) ve kurşun gibi ağır metallerden dolayı azalmıştır ancak son 40 yıl içinde sayıları %800 oranında arttığı söylenmektedir. (1)

Kartalların Rahat Uçuş ve İnişini Sağlayan Vücut Yapıları

Kartalların hem yerden havalanıp uçabilecek kadar hafif olmaları, hem de avlarını yakaladıklarında rahatlıkla taşıyabilecek kadar güçlü olmaları gerekir. Bir kel kartalın 7000’den fazla tüyü vardır, fakat hepsini bir araya koyduğunuzda bütün tüylerinin ağırlığı yaklaşık 500 gram tutar. Ayrıca vücutlarının daha hafif olabilmesi için, kemiklerinin içi de boştur. Bu kemiklerin birçok yerinde havadan başka bir şey yoktur. Bir kel kartalın tüm iskeletinin ağırlığı 272 gramdan sadece biraz fazladır.

Bir kartal uçmak için kendisine gereken gücün çoğunu kanatlarını çırpışı sırasında, kanadının aşağıya doğru olan hareketinden alır. Bu yüzden, kartalın kanatlarını aşağıya doğru iten kasların sayısı, kanatları yukarı doğru iten kasların sayısından daha fazladır. Bir kartal için uçuş kasları çok önemlidir. Bu kaslar genelde kuşun vücut ağırlığının yarısı kadar bir ağırlığa sahiptir. Ayrıca kartallar kanatlarının pozisyonunu değiştirerek daha hızlı veya daha yavaş uçabilirler. Hızlı uçmak istediklerinde, kanatlarının ön kenarlarını rüzgarın içine doğru çevirir ve böylece “havayı keserler”. Kendilerini yavaşlatmak istediklerinde ise, bu sefer de kanatlarının geniş kısmını rüzgara doğru çevirirler.

Ancak Yüksek Teknoloji İle Ulaşılabilecek Avantajlar

İnsanların ileri teknoloji kullanarak ulaştığı yüksek uçuş kabiliyeti, sahip olduğu lükse rağmen bir çok riski de beraberinde getirmektedir. Bkz: Uçakta bizi bekleyen 4 tehlike.

Ancak Kel kartallarda durum böyle değildir. yaklaşık 300 gramlık bir iskelet ile 6-7 kg ağılığındaki bedenlerini uçurabilirler. Bazı kartal türleri ağırlıklarının 4 katına kadar avlarını taşıyabildiği bilinmesine karşın(5) kel kartallar ağırlığının yarısı kadar yani iki buçuk kilogram civarında ağırlık taşıyabilirler.

Kartal inişini yaparken, kuyruğunu havalandırır ve onu vücuduna göre bir açıyla aşağı çekerek hızını azaltır. Kanatlarının uçlarını alçaltarak onları fren olarak kullanır. Hızını kaybederken, kanatların üstünde oluşan hava akımı onun düşme tehlikesinin artmasına neden olur. Bunu “alulas”larını kaldırarak önler. Alulaslar uçan kuşların kanatlarının ucunda bulunan üç-dört tüy öbeğidir. Bunlar kanat yüzeyinde havanın çizgi halinde akmasına yardımcı olur. Artık kuş neredeyse tüm hızını kaybetmiştir. Dev pençelerini ileri doğru uzatır, dalı kavrar ve böylece tamamen durur.

Sadece uçuş yetenekleri değil aynı zamanda görüş güçleri de oldukça etkileyicidir. Kartallar ve şahinler doğada bilinen en keskin görüş yeteneğine sahip canlılardır. Kartallar, suyun içinde yüzen bir balığı yüzlerce metre yukarıdan görebilir ve yaklaşık bir buçuk kilometre yukarıdan bir tavşana odaklanabilirler.

NASA tarafından yapılan bazı araştırmalar Kartalların gözlerinde ihtişamlı fizyolojik sırları açığa çıkardı. Kartal gözlerindeki retina tabakasının üzerinde çok küçük boyutlarda yağ zerrecikleri bulunur. Retina sıvısının içindeki bu katman güneşten gelen zararlı ultraviyole ışınları ve güneşin kamaştırıcı görüntüsünü filtreler. sonuç olarak bu özellik kuşa avını izlerken, diğer canlılara oranla çok yüksek bir görüş kesinliği kazandırır.

Kartal gözlerindeki özellikler örnek alınarak çok kaliteli güneş gözlükleri üretilmektedir. Yansıma engelleyici (polarize) ve parlama önleyici özellikli gözlükleri şu anda NASA astronotları tarafından kullanmaktadırlar.

Bazı kartal türleri ise havada inanılmaz bir sürat yaparak aşağıya doğru inişe geçerler. Bu dalış esnasında saatte yaklaşık 322 km. hız yaparlar. Büyük kartallar avlarına çok hızlı çarparlar. Kel kartalın avına vuruşu, yivli tüfek mermisine kıyasla iki kat daha güçlüdür.

Kanatlarda “aero dinamik” tasarım, kanat uçlarında bulunan (ve kopyalanarak uçaklara adapte edilen, yakıt verimliliği sağlayan kanat teknolojisi – winglet) kıvrık tüyler, gözlerindeki çift fovea ve iki kornea ile aynı anda hem yakın bir noktaya hemde uzaktaki avına odaklanmayı sağlar, bu hem monoküler ve binoküler görebilme kabiliyeti demektir, bir çok değişkeni kusursuz bir şekilde aynı anda mükemmel bir kesinlikte hesaplayan sinir sistemi, kusursuz bir uçuş için özel içi boşaltılmış ama boyut ve ağırlığına rağmen çok sağlam/dayanıklı iskelet sistemi, tüm bunlar birçok insanın gözünde ihtişam ve üstün bir tasarım örneği olarak görünmesine rağmen bazı insanlar bu üstün tasarım için: – olmak zorundaydı – tesadüf yaptı, – güzelliklerin bir anlamı yok, – evrim şahane, – bunlar hiçlikten nedensizce çıktı gibi açıklamalar getiriyor. İşte bu anlayış maalesef yüzyıllardır bilimi ve insanlığı oyalamış oyalamaya da devam ediyor. Bkz: Büyülenmişçesine inanılan teori: Evrim

Kuş tüylerindeki detaylı ve zengin renk çeşitliliği son derece dikkat çekicidir. Kel kartalların boyun ve baş bölgesindeki özel dizilmiş beyaz renkli tüyler, kuşun bu ihtişamlı görünümünün oluşmasını sağlıyor. Tüy ilk oluşmaya başladığı sırada depolanan pigmentlerin varlığına veya ışık hareketlerine bağlı olarak rengi ortaya çıkmaya başlar Keratin maddesinden meydana gelen tüyler, çevre koşulları nedeniyle kısa sürede yıprandıkları için belirli zaman aralıklarıyla yenilenir. Ama kuş her seferinde rengarenk tüylerine tekrar kavuşur. Çünkü kuşların tüyleri gerekli uzunluğa, türün renk ve desen özelliklerine tam olarak ulaşıncaya kadar gelişmelerini sürdürür. Bunlar ve canlı ile ilgili diğer tüm detaylar DNA’sında zaten kodlanmıştır. Bilgi bilgiden gelir, tesadüfen anlamlı bilgi oluşamaz. Bkz: Tesadüf Gerçekte Nedir?

Hayvanlardaki simetri, renk sanatı ve altın oran tesadüfe dayanan evrimin olmadığının en büyük delillerinden biridir. Derin düşünen her insan ihtişamlı bir tasarım ile karşılaştıklarında bu tasarımın mutlaka bir sahibi olduğunu çok net görebilirler.

Kaçak yolcu var 😊👮🏻 Yetenekli kuş fotoğrafçısı, Phoo Chan, ‘adeta’ hayatta bir kez görülebilecek bir kare yakalamış. Karga bir Kartal’ın üstüne konuyor.. Chan göre, “Kargalar kendi bölgelerine gelen yırtıcı kuşlara taciz amaçlı yakın uçuşlar yaptığı biliniyor, ancak bu sefer böyle bir durum yoktu. Karga sanki bedava yolculuk yapmak istemişti.”(5)

Kel Kartalların En Belirgin Özellikleri

  • Dişileri daha büyüktür
  • Ortalama bir insandan 4 ila 8 kat daha iyi görüş gücüne sahiptirler (3.2 km uzaklıktan bir tavşana odaklanabilirler)
  • Ultraviyole ışığı görebiliyorlar
  • 6 – 6,5 km ağırlığındaki yetişkin bir kartalın gözü 80 kg ağırlığındaki yetişkin bir insanın gözüyle aynı ağırlıktadır, buna rağmen insan gözündeki fovea bölgesinde mm^2 başına yaklaşık 200 bin görme hücresi bulunuyorken, kel kartalın gözünde bu sayı mm^2 başına 1 milyon civarındadır.
  • Bu hassas organın korunması da titizlikle düşünülmüş ve her gözde 2 tanesi görünebilir olmak üzere toplam 3 er adet göz kapağı bulunur.

    Kel kartalların gözlerin üzerinde, tozu ve kiri temizlemek için konumlandırılmış özel bir “şeffaf göz kapağı” bulunur. (6)
  • Gözlerinin hemen üstünde yansıma engelleyici bir katman bulunur, bu katman genç yaşlarda bulunmadığı için balık avlayamazlar, bunun yerine genç kel kartallar suyun üstüne çıkmış ölü balıklarla beslenirler.
  • İşitme özellikleri, görmeye kıyasla daha düşük olmasına rağmen çiftleşme çağrılarını kilometrelerce öteden duyabilirler.
  • Miyop yada hipermetrop gibi göz kusurlarına sahip değillerdir.

 


Biyoloji, fizik, kimya, matematik, paleontoloji tüm bunlar bilimdir ama “tesadüfen oldu” diyen “evrim teorisi” bilim değildir.

KesinBilgi.net – 💻🔭🔬


Kaynaklar:

  1. http://www.bbc.co.uk/programmes/profiles/4ttcX5xLSkKjBL4MNB6R4FF/bald-eagle
  2. https://en.wikipedia.org/wiki/Bald_eagle
  3. http://m.harunyahya.org/tr/Makaleler/196391/Kuslarin-Akilci-ve-Ilginc-Ucma-Taktikleri
  4. https://birbakmali.blogspot.com.tr/2013/12/kartal-havanin-hakimi.html
  5. https://news.nationalgeographic.com/2015/06/150702-crow-rides-bald-eagle-animal/
  6. http://www.mikephoto.com/bald-eagle-nictitating-membrane/

 

User Review
5 (2 votes)

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir